13 Aralık 2015 Pazar

Sabahattin Ali

Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil. İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
Sabahattin Ali




9 Aralık 2015 Çarşamba

“Balın Sıcak Suyla Tüketilmesi Yağ Yaktırır”

- “Balın Sıcak Suyla Tüketilmesi Yağ Yaktırır”
 
Bal üst solunum yolu enfeksiyonlarında yararlanabileceğimiz, kabızlığa yardımcı olan ancak su ile birlikte alındığında yağ yakma özelliği bulunmayan bir besin öğesidir. Balın kabızlığı önlemesi ve bağırsak hareketlerini hızlandırması vücutta yağ yaktığını düşündürse de; sağlıklı kilo verme ancak yeterli ve dengeli beslenmeyle mümkün olur. Bal direkt şeker ihtiyacı olan (hipoglisemi) çok zayıf, yüksek aktivite yapan kişilerde enerji verici olarak kullanılabilir. Ancak besleyici bir besin değeri de yoktur. Balın içerisinde eser
 
 
 
miktarda vitamin ve mineral bulunur, karbonhidrat bakımından zengindir.
 
ALINTI
 

8 Aralık 2015 Salı

GÜZEL BİR DUA

Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı,
İhsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi!
Ey gizliliklere ilmiyle nüfuz eden Nûr!
İsminle, yıldızımı çağlar boyu parlamaya devam ettir!
AMİN

YEŞİL MURATTIR MURADIMIZ TEZ OLSUN ....


ŞANS HER DAİM BİİZMLE OLSUN


VURUR YÜZE İFADESİ ÇOK AŞIKSIN BİTANESİ...


SADECE BAŞARMAK


SADECE DERİNDEN HİSSEDEREK TİTREŞİMİ HİSSEDEREK SESLİ BİR "OL"DE


Tedavi edilemeyecek hastalık yoktur

“Tedavi edilemeyecek hastalık yoktur, iyileşmeye niyeti olmayan hastalar vardır.” 

İbn-i Sina



Neyi düşünmeyi seçiyorsan, karşına o çıkacaktır.

“Kendi dünyanın gücü ve merkezi sensin! Neyi düşünmeyi seçiyorsan, karşına o çıkacaktır.” 

 

Louise L. Hay

 

 

Uğraşma boşuna

“Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak.” 

Mevlana

 

 

ŞANS

Şans, yalnızca hazır olan zihinlere güler.” 

Louis Pasteur

 

 

Sorunlarını tanımla

“Sorunlarını tanımla; ama gücünü ve enerjini çözümlere ver.” 

 

Anthony Robbins

 

 

“Beynindeki kurtIarı def edemiyorsan

“Beynindeki kurtIarı def edemiyorsan, karanIıkta vaIs yapmayı dene.” 

 

Henry Miller

 

 

 

6 Aralık 2015 Pazar

Yanında huzur bulduğunuz insanlar servetinizdir. Erich Fromm
Derisini değiştirmeyen yılanlar ölmeye mahkûmdur. Bu durum düşüncelerini değiştiremeyen zihinler için de geçerlidir. Nietzsche
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. Küçük Prens

4 Aralık 2015 Cuma

İngiltere’de 400’den fazla bilim insanı araştırmaları sonunda ‘günde beş basit şey’ yapıldığında insanların daha sağlıklı bir ruh haline sahip olduklarını buldu. İsterseniz bu listeden başlayabilirsiniz:
Günde beş basit şey…
  1. Her gün insanlarla iletişim halinde olun; güçlü aile ve arkadaşlık bağları duygusal destek ve mental uyarılma sağlar.
  2. Her gün mutlaka bir fiziksel aktivite yapın; fiziksel aktivite fit olmanızı sağlayarak genel sağlığınıza ve mutluluğunuza katkıda bulunur.
  3. Kendinizi ifade etmenin yollarını bulun; örneğin bahçeyle uğramak etrafınızdaki dünyayla iletişime girmeye yardımcı olur. Ya da şiir okumak duygularınızın farkına varmanıza yardımcı olur.
  4. Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışın; örneğin, yeni bir dil veya yemek pişirmeyi öğrenmek için zaman ayırın. Hayat boyunca devam eden öğrenme, hem zekanızı keskin tutmaya yarar hemde eğlencelidir.
  5. Başkalarına yardım edin; yardım kuruluşlarına, arkadaşlarınıza, ailenize ve ya yabancılara yardım edin. Vermenin, kendi başına bir ödül olduğunu göreceksini
alıntı
Bugün yargılamayacağım….
Hiç kendinize bir gün, yanlızca tek bir gün boyunca hiç kimseyi yargılamama ve herkesi olduğu gibi kabul etme fırsatı verdiniz mi?
Çoğumuz bunu yapmanın çok zor olduğunu düşünürüz.
Birisini yargılamadan, bırakalım koca bir günü birkaç dakika geçirmek bile pek ender raslanan bir durumdur.
Üzerinde azıcık düşünürsek, ne kadar sık kendimizi ve başkalarını yargıladığımızı fark ederek dehşete kapılırız.
Yargılayıcı olmaya son vermenin olanaksız olduğunu bile düşündüğümüz olur.
Oysa gerekli olan yargılayıcı olmaktan vazgeçmeye istekli olmak ve mükemmeliyetçilik anlayışından uzak durmaktır.
Çoğumuz dar görüşlülük diyebileceğimiz bir kusuru vardır; insanları bir bütün olarak göremeyiz.
Karşımızdaki insanını tek bir özelliğine takılır ve bu yalıtılmış özelliği de hatalı buluruz.
Buna şaşırmamalı; hepimiz yapıcı eleştiri adı altında tebdili kıyafet etmiş yanlış buluculuğu öne çıkaran okul ve ev ortamlarında yetiştirildik.
Kendimiz, aynı hatayı eşlerimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız ve hatta tesadüfen tanıştığımız insanlara karşı işlerken yakaladığımızda, zihnimizi yatıştırmanın, düşüncelerimizi tahlil etmenin ve yanlış buluculuğun geçmiş deneyimlerimizin sonuçlarından kaynaklandığını bilince çıkarmanın pek çok yararı olurdu.
Geçmişten kalma kötü bir alışkanlık olan başkalarını değerlendirmek ve karşı değerlendirmeyi davet etmek, en iyi koşullarda şartlı sevgiyi, kötüsünde ise korkuya yol açar.
Sevgi kaşifliği kararımızı pekiştirdiğimizde insanların iyi yanları üzerinde yoğunlaşmak ve zaaflarını bağışlamak kolaylaşacaktır.
Ancak bu anlayışı kendimiz dahil herkese eşit olarak uygulamalıyız ki istisnasız bütün insanları ve kendimizi sevgiyle görmeyi başaralım.
Yargılamamak, korkudan kurtulmanın ve sevgiyi hissetmenin başka bir yoludur.
Başkalarını yargılamamayı ve oldukları gibi kabul etmeyi öğrendiğinizde, kendimizi de olduğumuz gibi kabul etmeyi öğrenmiş oluruz.
Düşündüğümüz, söylediğimiz ya da yaptığımız her şey bir bumerang gibi bize geri döner.
Yargılarımız, eleştiri, hiddet ve diğer saldırı biçimleri halini aldığında bize geri döner.
Yargıda bulunmaktan kaçındığımızda ve insanlara yanlızca sevgiyle yaklaştığımızda geriye gelen de sevgi olur.
* Gerald JAMPOLSKY

ETKİN DİNLEME

ETKİN DİNLEME
Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakım ilke ve yöntemlerle çok daha etkili bir şekilde kullanılabilir. İnsan iletişiminin yaklaşık %90 ı sözel olarak yapılmaktadır. Bu iletişinin ancak yarısı kısa bir süre sonra hatırlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiğinde ise %20-25 ini bile zor hatırlarız. Bütün bu nedenlerden dolayı etkili dinleme ilke ve yöntemlerini öğrenmek ve bunları uygulamak daha da önem kazanmaktadır.
Etkili dinleme sadece söylenilenleri duymak değil, aynı zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve değerlendirmektir. Ayrıca etkin dinleme aktif bir süreçtir.
Olaya bir de başka bir boyuttan bakalım. Etkin dinleme öğretmen-öğrenci ilişkilerini de olumlu bir yönde etkiler. Öğretmen genellikle kendini dinleyen ve dinlediğini çeşitli biçimlerde belli eden öğrencilere daha fazla ilgi gösterir ve onlara dönerek konuşur. Öğretmen dersi anlatırken dinleyicilere ihtiyaç duyar. Bu nedenle başını sallayan, not tutan, dikkatini yoğunlaştıran aktif öğrencilere daha fazla ilgi gösterir.
Öğetmenin sınıf içindeki en önemli görevlerinden biri öğrenciye bilgi aktarmaktır ve bunu öğretmen genellikle anlatarak gerçekleştirir Öğrenci ise öğretmenin bu anlattıklarını anlamak amacıyla dinlemektedir. İşte önemli olan da öğrencinin bu dinleme işlevini nasıl yaparsa daha başarılı olacağıdır. 
İyi not tutmanın anahtarı iyi dinlemektir. Size anlatılanları duymanızın, onları dinlemiş olduğunuz anlamına gelmediğini bilirsiniz. Aşağıda etkin bir dinleyici olmanızı sağlayacak 6 basamaktan oluşan İFİKAN adlı bir yaklaşım anlatılmaktadır.
İ            ⇒          İleriye bak
F           ⇒          Fikirler
İ            ⇒          İşaretler

K          ⇒          Katıl
A          ⇒          Araştır
N          ⇒          Not tut
İLERİYE BAK
Dersi dinlerken öğretmenin anlatmakta olduğundan yola çıkarak, daha sonra söyleyeceklerini önceden tahmin etmeye çalışın. Bunun dört yararı vardır.
1-Uyanık kalırsınız.
2-Dikkat kopmalarını önler, dikkatinizi sürdürürsünüz.
3-Aktif katılımda bulunursunuz.
4-Motivasyonunuz artar.
Üç aşamada “ileriye bak”mak mümkündür.
1-    O gün öğreneceğiniz konuları önceden okuyun. Bu size dersi dersten sonra daha iyi hatırlamanıza olanak verir.
2-    Dersten önce konuları okurken cevaplandırılmasını isteyeceğiniz soruların neler olabileceğini düşünün.
3-    Eğer yukarıda anlatıldığı gibi bir ön hazırlık yapmış olsanız bile, dersi dinlerken, öğretmenin daha sonra ne söyleyeceğini düşünün. Öğretmenin anlattıklarını göz önüne alarak, bir sonraki aşamada neyin gelebileceği konusunda fikir yürütün. Eğer öğretmen sizin düşündüğünüzü söylememiş bile olsa, zihninizi konu etrafında yoğunlaştırdığınız için dersi daha iyi anlar, sonra daha çok şey hatırlarsınız.
FİKİRLER
Önemli fikirlere kulak kabartmanız gerektiğini hatırlatır. Ders konusu, bir konunun temelini oluşturan belirli fikirleri içerir. Bu fikirlerin neler olduğuna dikkat edin. Genellikle anahtar fikirler örneklerle, açıklamalarla, kanıtlarla desteklenir ve sık sık tekrarlanır. Kendinize sürekli olarak şu soruları sorarak anahtar fikirleri bulabilirsiniz:
      BURADA TEMEL FİKİR NEDİR?
     YENİ BİR FİKİR Mİ?
     ÖĞRETMENİN BU ÖRNEĞİ VERMESİNİN SEBEBİ NE?
     ÖĞRETMENİN BU ANLATTIĞI NEYİ ORTAYA KOYUYOR?
Bu sorularla anahtar fikirleri, temel fikir ve kavramları bulmanız mümkün olacaktır. Bir süre sonra ise anahtar fikirlerin tekrar tekrar geçtiğini göreceksiniz.
Bir ders sırasında anlatılan birçok şeyin, az sayıda anahtar fikir ve temel kavramı ortaya koymak ve bunları desteklemek için tekrarlandığını fark edeceksiniz.
İŞARETLER
OKUL bir OYUNdur. Bu oyunun kurallarını bilerek ve buna uyarak oynarsanız hem başarılı olur, hem de bu oyundan zevk alırsınız. Öğretmenlerin işaretlerine karşı dikkatli ve uyanık olmak okul oyununun en zevkli yönlerinden biridir.
Bir öğretmen hemen hiçbir zaman açık açık “Bu sınav sorusudur!” demez. Ancak bir konunun önemli bir noktasını anlatırken belirli kelimeler kullanarak veya ses tonunda farklılıklar yaratarak size ipucu anlamına gelecek işaretler verir.

Bu işaretlere örnek olarak şunlar sıralanabilir:
Önemli…
Başlıca…
Can alıcı…
Burada esas fikir …
Şunu unutmayın ki…
Eğer öğretmen ana fikri destekleyici kanıtlar veriyorsa muhtemelen şu kelimeler ile işaret edecektir:
Örneğin;
Bunun tersine…
Aynı zamanda…
Buna ek olarak…
Benzer şekilde…
Öğretmeniniz önemli bir açıklama yapacaksa şöyle diyecektir:
Bunun 3 sebebi vardır…gibi
Bu nokta öğretmeninizin açıklama yapmak üzere olduğu anlamına gelir. Burada zihninizden siz bu sebepleri bulmaya çalışabilir ve öğretmenin söyleyeceklerini not etmeye hazır olabilirsiniz.
Son bölümler ve özetler için ise şu işaretlerin kullanılması muhtemeldir:
Çoğunlukla…
Sonuç olarak…
Böylece görüyorsunuz ki…
Özetle
Bu sebeple…
Bu işaretlere dikkat ederseniz, bir sınavda hangi soruların sorulacağını önceden bilerek girersiniz.
KATIL
Aktif bir dinleyici olabilmek aynı zamanda eldeki imkanlardan en iyi biçimde yararlanmayı gerektirir. Bunun için yapmanız gerekenler şöyle sıralanabilir.
    Derse zamanında gelin.
    Görebileceğiniz, duyabileceğiniz, görülebileceğiniz ve duyulabileceğiniz bir yerde oturun.
    Öğretmenin söylediklerini yalnız içinizden tekrar ederek veya söylediklerini yazarak değil, aynı zamanda başınızı sallayarak, gülümseyerek, anlamadığınız zaman kaşınızı çatarak, şakalarına gülerek tepki gösterin.
Öğretmene tepkide bulunarak ve onu cesaretlendirerek, dinleyeceğiniz dersin kalitesini yükseltmek önemli, ölçüde sizin elinizdedir
ARAŞTIR
•    Öğretmene konu ile ilgili soru sorun.
•    Konu ile ilgili kendi fikirlerinizi öğretmeninizle veya dersten sonra bir arkadaşınız ile paylaşın.
•    Sorularınıza verilen cevabı anlamadı iseniz, yeni sorular sorun veya ek açıklama isteyin.
•    Hiç şüphesiz sınıftaki bütün öğrencilerin hepsinin yukarıda sayılanları bir derste yapmaları mümkün değildir. Bunları derste öğretmene soramadığınız durumda, dersten sonra sormaya, olmazsa bir arkadaşınızla bu konuları konuşmaya gayret edin.
•    Aklınıza gelen soruları veya konu ile ilgili yorumlarınızı unutmamak için defterinize not edin.
NOT TUT
Not tutmak duyduklarınıza mantıklı bir çerçeve sağlayarak dersi etkin bir şekilde dinlemenize yardımcı olur. Not tutmak öğrenme olayının ön şartlarını yerine getirmeye imkan verir. Bunlar:
•    Uyanıklık ve dikkat
•    Aktif katılım
•    Motivasyon
•    Sonuçların geri bildirimidir.
Gerektiğinde kısaltılmış kelimeler kullanarak not alın. Satırlar arasına boşluklar koyun ki sonradan kaçırdığınız notları yazabilesiniz. Not tuttuğunuz kağıtta cömert olun. Renkli kalemler kullanın, işaretlemeler yapın. Ana başlıkları ve alt başlıklıları numaralama ve harfleme sistemi ile veya fikirler arası bağlantılar kurabileceğiniz bir yöntem kullanın.


GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN 8 BASİT KURALI.!



GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN  8 BASİT KURALI.!
‎1 - Küçükken daha, çocuğa ne isterse vermeye başla!    
Ki, herkesin onun geçimini sağlamakla mükellef olduğuna inansın...

2 - Fena sözler söylediğinde gül!
Ki, kendisinin akıllı olduğuna inansın...


3 - Ona düşünmeyi, beynini kullanmayı öğretme sakın!
Bırak, on sekizine gelince kendisi karar versin...


4 - Yerde bıraktığı her şeyi kaldır: kitaplarını, giysilerini, pabuçlarını...Onun için her şeyi sen yap!
Ki, sorumlulukları hep başkalarına yüklesin...


5 - Onun önünde sık sık kavga et!
Ki, bir gün aile parçalanırsa pek de şaşırmasın...


6 - Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınma!
Asla kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu öğrenmesin...


7 - Yiyecekmiş, içecekmiş, konformuş, tüm arzularını yerine getir!
Ki, istediklerini her zaman elde etmeye Şartlansın...

8 - Komşulara, öğretmenlere, polise, vs. karşı hep onun tarafında ol!
Ki, hepsine karşı ön yargılarla davransın...


Evet evet, bütün bunları yap!

Ki, günün birinde onun başına bir bela gelirse kendinden özür dile, ama onu felaket dolu bir hayata hazırladığın için kendine teşekkür etmeyi de ihmal etme sakın !

Üstün DÖKMEN

Bu gün küçük bir çalışma yapalım;

Bu gün küçük bir çalışma yapalım; 
Uygun bir zamanınızda, yalnız kalabildiğiniz bir yerde, gözlerinizi kapatın ve hiç bir şeyi hedef almadan, sadece derinden hissederek, tireşimi duyumsayarak, sesli bir şekilde ''OL'' deyin. 
Kelimenin içindeki o yüksek yapabilme gücünü hissedin, iradenizi hissedin, kendi gücünüzü kazanın. 
Bırakın ''OL'' ile, olması gereken yerde doğsun olacak olan.
Levent Akkaya - www.rotaakademi.com

ÇOCUĞUNUZLA ARKADAŞ OLMAYIN



ÇOCUĞUNUZLA 
ARKADAŞ OLMAYIN
Çünkü arkadaşlıkta eşitlik vardır.
Oysa siz onunla eşit değilsiniz,
anne - babasısınız...
Çünkü arkdaşlıkta özgürce bir seçim vardır.
Oysa siz özgürce birbirinizi seçmediniz,
çocuğunuzun anne - babasısınız..
Çocuğunuzla arkadaş olmayın
doğru / iyi 
bir anne - baba olun..
Çocuğunuzu SEVİN.
Onun buna ihtiyacı var..
Çocuğunuzu KORUYUN.
Çocuğunuza GÜVEN duygusu verin.
Çocuğunuzun TEMEL İHTİYAÇLARINI karşılayın.
Çocuğunuza iyi / doğru REHBERLER OLUN.
Çocuğunuzun bunlara ihtiyacı var...
Çocuğunuzun
hayatı boyunca bir çok arkadaşı olacak,
BİR TANEDE ANNE - BABASI OLSUN...
Sevgilerimle. . . 
Psi.Metin Gökdemir
Bu tür yazılar kısa ve öz bilgiler içerir, 
her zaman dediğim gibi pozitif bir bakış açısıyla okumak ve değerlendirmek gerekir. . .Yanisi, çocuğunuza hiç arkadaş 'gibi' davranmayın anlamı çıkmaz, çıkarmamak gerekir. . .sevgilerimle...

2 Aralık 2015 Çarşamba

Zihin Enerjisinden Ruhsal Enerjiye Geçiş

Zihin Enerjisinden Ruhsal Enerjiye Geçiş

“İşe, direncin olduğunu kabul ve tasdik ederek başlayın. Direnç ortaya çıktığında siz de orada olun. Zihninizin onu nasıl yarattığını, durumu, sizi ya da diğerlerini nasıl etkilediğini gözlemleyin. Durumun içerdiği düşünce sürecine bakın. Duygunun enerjisini hissedin.

Dirence tanık olarak onun hiçbir amaca hizmet etmediğini göreceksiniz. Tüm dikkatinizi şimdi üzerinde odaklayarak bilinçsiz direnci bilinçli hale getirirsiniz ve bu onun sonu olur.

Siz hem bilinçli, hem de mutsuz; hem bilinçli hem de umutsuzluk içinde olamazsınız. Her ne şekilde olursa olsun, olumsuzluk mutsuzluk ya da ıstırap direncin bulunduğunu gösterir ve direnç daima bilinçsizdir.

Mutsuz hislerinizin bilincinde olsanız bile gerçek şu ki siz onlarla özdeşleşmiş ve zorlayıcı bir düşünmeyle bu süreci canlı tutmaktasınızdır. Tüm bunlar bilinçsizdir.

Eğer siz bilinçli olsaydınız yani tümüyle şimdide mevcut bulunsaydınız tüm olumsuzluk neredeyse anında yok olurdu. O sizin mevcudiyetinizde sizin huzurunuzda varlığını sürdüremez. O ancak siz yokken var olabilir.

Siz teslimiyeti uygulayana dek ruhsal boyut sizin, hakkında bir şeyler okuduğunuz, düşündüğünüz, konuştuğunuz, heyecan duyduğunuz, kitaplar yazdığınız, inandığınız ya da inanmadığınız bir şey olarak kalır. Ona inanıp inanmamanız hiç fark etmez. Siz teslim olana dek, ruhsal boyut sizin yaşamınızda canlı bir realite olmaz.

Siz teslim olduğunuzda, yaydığınız ve yaşamınızı yöneten enerji hala dünyayı yöneten zihin enerjisinden çok daha yüksek bir titreşim frekansına sahiptir.

Ruhsal enerji teslimiyet yoluyla bu dünyaya girer. O sizin için, diğer insanlar için ya da gezegendeki diğer yaşam formları için hiçbir ıstırap yaratmaz.

Güzelim, parlak iç varlığınızı ve dünyayı olumsuzlukla kirletmeyin. Mutsuzluğa içinizde hiçbir biçimde yer vermeyin.” 



Şimdinin Gücü Uygulama Kitabı / Eckhart Tolle /Akaşa Yayınları